Ana sayfa

31/10/2016

Fuzoku Budo

Shinto Muso Ryu Jo Jutsu Müfredatı içinde öğretilen … Savaş sanatlarında kullanılan geleneksel silahlar.

Tanjo Jutsu

1869'daki Meiji dönemi yenilikleri giyim tarzlarını da etkilemişti eski feodal sistemden daha modern gözüken batı tarzı bir sisteme geçiş oldu. Eski samuray sistemi kaldırıldı ve batıdaki her şey, toplumu, askeri ve ekonomisini modernleştirmenin bir yolu olarak Japonya'ya getirildi. Aynı zamanda, bu yeniçağın Japonları için Avrupa kıyafetleriyle batı kıyafetlerini de beraberinde getirecekti. İthal edilen şeylerin arasında batı tarzı baston bunlardan biriydi ve bu batı yüksek statü sembolü, özellikle de eski statüsüne duyarlı samuraylar, yüksek rütbeli bireyler için baston artık popüler bir ürün haline geldi ve özellikle kılıç kuşanmasına izin verilmeyen bir samuray, daha önce taşıdığı kılıç yerine baston taşımayı tercih etmiştir. 1885'te, Shinto Muso ryu'nun (jodo) öğrencisi olan Uça Ryogoro, jodo tekniklerinden derlediği, tanjo (Baston) ile kendini savunma tekniklerinin yeni bir setini tasarladı. Bunu jodoyu popülerleştirmenin bir yolu olarak yaptı. Orijinal olarak Uchida Ryogoro tarafından yaratılan tekniklerden oğlu Uchida Ryohei'nin yardımı ile 12 kata bir araya getirilmiş ve Uchida-ryū Tanjōjutsu adlı bir sistem haline getirilmiştir.

Shinto Ryu Ken Jutsu

Kenjutsu, Aikiken, iaido veya iaijutsu ile birbirine karıştırılmamalıdır.İaijutsunun rolü genellikle bir kılıç İaijutsu tekniklerin mükemmel bir şekilde uygulanmasına izin verir. Daha sonra iaijutsu partner eşliğinde yapılan katalarda stresin olmamasını sağlar. İaijutsu, kenjutsunun içinde yer alan ve kenjutsunun bir parçası olup tamamlayıcı olarak görev yapan teknikler topluluğudur. Bu nedenle iaijutsu farklıdır. İaijutsu ve kenjutsu arasındaki genel fark bir kataya başlarkenki kılıç duruşlarındadır.

İkkaku Ryu Jitte Jutsu

Jutte, Japonya da Edo döneminde kolluk kuvvetleri tarafından kullanılan bir silahdır. Silahın "on elin gücüne" sahip olduğu söyleniyor. Kesici kenar yoktur, ancak silindirik oluk uçtan uca yaklaşık 45 cm'dir ve sapın uca doğru çıkıntısı sadece 5 cm uzunluğundadır. Jutte; Kenjutsu, Jo Jutsu, jujitsu ve diğer eski savaş sanatları çalışanlarının (kobudo) tercih ettiği bir silahtır.

İtshin Ryu Kusari Gama

Morbi leo risus, porta ac consectetur ac, vestibulum at eros. Cras mattis consectetur purus sit amet ferment etiam porta sem malesuada magna mollis.

Son Projeler

17 / 29 Eylül 2017 Tarihleri arasında Katsuhiko Arai Sensei ile Jo Jutsu, Ken Jutsu Semineri.

Katsuhiko Arai Sensei Semineri

Uzak Doğu Savaş Sanatları ve Kültür Derneği'nin düzenlediği Shinto Muso Ryu Jojutsu semineri için, Katsuhiko Arai Sensei 17 / 29 Eylül 2017 tarihleri arasında tekrar Türkiye'ye gelecektir. Shibumi Dojo'da yapılacak olan Shinto Muso Ryu Jojutsu seminerinde; her sene olduğu gibi Jojutsu ve Kenjutsu eğitiminin yanı sıra Kusarigama jutsu, Jutte jutsu, Tanjo jutsu, Taijutsu ve Aikido (Ki) ile ilgili de seminer verecektir. Seminer Arai Sensei'nin bilgilerinden faydalanmak isteyen herkese açıktır.

Ahmet Kösoğlu Semineri

Ahmet Kösoğlu Kenjutsu ve Jujutsu Semineri. 07 Ekim 2017 Tarihinde Saat 16:00 / 18:00 arasında Shibumi Dojo da yapılacaktır.

Aikido teknikleri temel olarak kılıç ve jo tekniklerinin çıplak elle yapılan tarzıdır.

Aikido teknikleri temel olarak kılıç ve jo tekniklerinin çıplak elle kılıçsız yapılan tarzıdır. Bu sebeple Aikido çalışmalarında sadece Taijutsu yani silahsız çıplak elle çalışırsak tekniklerin temel prensiplerinden uzaklaşırız, hep bir şeylerin eksik olduğunu hissederiz ama ne olduğunu fark edemeyiz… Ben fark ettim. Kenjutsu ve Shinto Muso Ryu Jojutsu çalışmaya başladıktan sonra bütün merak ettiklerimi ve daha fazlasını buldum… Aikido eğitimleri buki waza (silahlı eğitim)Taijutsu (silahsız eğitim) olmak üzere iki çeşit yapılır… Eğer Aikido bir savaş sanatı ise savaşlar yüzyıllardır silahlarla yapılıyor. Aikido çalışırken de bir silahı kullanıyor olması iyidir. Ve özellikle Ken (kılıç) Aikido'yu daha iyi anlamamıza yarar. Daha iyisi Kenjutsu veya Jojutsu ile beraber yürütün Aikido çalışmalarınızı. Kenjutsu veya Jojutsu nerede mi çalışacaksınız.?! Tabii ki burada.! Shibumi Dojo'da.. Biz Aikido'yu ken ve jo ile beraber orijinal hali ile çalışıyoruz…

sensei

seminer

jodoseminer2011060

Ahmet Kösoğlu Semineri 19 Kasım 2016
Aikido’nun Temelini Oluşturan Tekniklerin Hemen Hepsi Kılıç Ve Jo Teknikleridir. Bu Nedenle Aikido Çalışan Herkesin Ken Ve jol Tanışmaları Ve Kenjutsu Çalışması Önemlidir. Jojutsu Ve Kenjutsu’nun Aikido ile ilişkisini 19 Kasım 2016 Cumartesi Günü 17:00 – 19:00 Saatleri Arasında Shinto Muso Ryu Jojutsu Öğretisinin Türkiyede’ki Tek Adresi Shibumidojo’daki Seminerde Göreceğiz.Seminer Herkese Açıktır.
Seminere Katılmak Isteyeler Aşağıda Yazılı Telefon Ve Mail Ile Iletişime Geçebilir. Info@Shibumidojo.Com
Tel: 0216 – 349 03 87 – 0533 657 01 34

 Bir Katsuhiko Arai Sensei Semineri Daha Sona Erdi.

jodoseminer2011060

Arai Sensei Seminerinde Detayların Ne Kadar Önemli Olduğunu Bir Kes Daha Öğrendik… Barış Erkin Gül, Selçuk Büyükaltay,Yavuz Bedir Oku-Iri Belgesini Arai Senseiden Aldı. Oku Iri Belgesi; Shinto Muso Ryu Jo Jutsu Ailesinin Bir Ferdi Oldun Anlamını Taşır Ve Artık Gerçek Bilgilerin Öğretileceği Bir Seviyedir. Yavuz Bedir Yon (4.Dan Dan) Gökhan Gürlek Sho Dan (1,Dan) Seviyesine Yükseldi… Roman Kolokoviç; 1. Kyu, Barış Akyıldız;1. … Devamını Oku…

—————————————————————————————————————————-

sensei

Katsuhiko Arai Sensei Semineri Çalışma Saatleri

 Yazarı: 

İlki 2003 Yılında Başlayan Shinto Muso Ryu Jo Jutsu Seminer Ve Çalışmalarımız Bizleri Bu Günlere Getirdi. Dünya Da  Shinto Muso Ryu Jo Jutsu Savaş Sanatında Türkiye Önemli Bir Yerde. Benimle Beraber Başlayan Ve Halen Çalışmalarını Aynı Heyacan Ve Titizlik Içinde Devam Ettiren, Jojutsu Nun Türkiye De Başlamasına Ve Devam Etmesine Katkısı Olan Bütün Jodo Cu Arkadaşlarıma Minnet Borçluyum.

cropped-jodoseminer2011060.jpg dan-alanlar

SEMİNER SAATLERİ

18 Eylül 2016- Pazar; Hoş Geldin

19 Eylül 2016- Pazartesi;    14.00 / 17.00 —- 19.00 / 21.00

20 Eylül 2016 – Salı;           14.00 / 17.00 —- 19.00 / 21.00

21 Eylül 2016 – Çarşamba;  14.00 / 17.00 —–19.00 / 21.00

22 Eylül 2016 – Perşembe;  14.00 / 17.00 —- 19.00 / 21.00

23 Eylül 2016 – Cuma;        14.00 / 17.00 —- 19.00 / 21.00

24 Eylül 2016 – Cumartesi;  11.00 / 13.00 —- 16.00 / 18.00

25 Eylül 2016 – Pazar;         11.00 / 13.00 —- 16.00 / 18.00

26 Eylül 2016 – Pazartesi;   14.00 / 17.00 — 18.30 / 20.30

27 Eylül 2016 – Salı;            14.00 / 17.00 —- 18.30 / 20.30

28 Eylül 2016 – Çarşamba:  14.00 / 17.00 —  18.30 / 20.30

29 Eylül 2016 – Perşembe;  14.00 / 17.00 —- Dojo Da Veda Yemeği, Dan, Kyu Terfi Seremonisi, Katılım Belgeleri Tevziatı

          Budo pedagojik çocuk judosu cumartesi ve pazar günleri saat 10:oo –11:oo  arasında

3 Eylül 2016 cumartesi günü çocuklarla ilk çalışmamızı yapacağız.

 

Çocuklarda okul öncesi eğitimin amacı; öğrenmeye ilgi uyandırmak ve çocukta var olan yetenekleri ortaya çıkarmaktır.03 – 06 yaş çocukta ruhsal ve bedensel gelişimin yaşandığı yıllardır. Normal gelişimini tamamlayan bir çocuk 6 yaş civarında pek çok motor becerileri kazanır, çeşitli fiziksel yeteneklerini kullanmaya başlar. Kişiliğin şekillendiği ve devamlı olarak değiştiği bu süreçte çocuğumuzun gelişimini düzgün tamamlaması için yardımcı olmamız gereklidir. Çocuklarımız bu yaşlarda elde ettiği becerilerle hayata hazırlanır. Daha sonraki yaşlarda elde edilemeyen bazı beceriler vardır. Simetrik fizik gelişimi, psiko-motor özellikler, sosyalleşme, duygusallık, dikkat, zihin ve dil gelişimi büyük ölçüde 03 – 06 yaş aralığında tamamlanır. Bu nedenle; çocuğun küçük yaşlarda sağlıklı bir ortamda gelişimini sürdürmesi önem kazanmaktadır. Olumlu ya da olumsuz anlamda verilen her şey, çocuklarımızı yetişkinlik yıllarında da doğrudan etkilemektedir.

Ahmet Kösoğlu Semineri 19 Mart 2016

Aikido’nun temelini oluşturan tekniklerin hemen hepsi kılıç teknikleridir. Bu nedenle Aikido çalışan herkesin Ken ile tanışmaları ve kenjutsu çalışması önemlidir. Kenjutsu’nun Aikido ile ilişkisini konu alan Semineri Ahmet Kösoğlu verecektir.19.mart 2016 cumartesi günü 17:00 – 19:00 saatleri arasında Shinto Muso Ryu Jojutsu ve Shinto Ryu Kenjutsu öğretisinin Türkiyede’ki tek adresi Shibumidojo’daki seminerde göreceğiz.Seminer Savaş sanatlarına ilgisi olan herkese açıktır.

Seminere katılmak isteyeler aşağıda yazılı telefon ve mail adresleri ile iletişime geçebilir.

Ahmet Kösoğlu

info@shibumidojo.com

Tel: 0216 – 349 03 87 – 0533 657 01 34

OKUL ÖNCESİ ÇOCUKLAR İÇİN ÖZEL GELİŞİM ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR

KIDS2

Bir başka İstanbul blog da Ayşe Gülay Hakyemez hanım ile savaş sanatları hakkında söyleşi;

Savaş Sanatlarını öğrenmek ve öğretmek, Doğu’nun üstünde durduğu “insan sevgisi” ve “tevazu” ile çelişmiyor mu?

Bugün 1 Eylül, Dünya Barış Günü… Kadıköy’de barış mitingi var; Biz savaştan konuşacağız. Savaş Sanatları ustası Sensei Ahmet Kösoğlu her zamanki konuğum…

Savaş Sanatlarını öğrenmek ve öğretmek, Doğu’nun üstünde durduğu “insan sevgisi” ve “tevazu” ile çelişmiyor mu?

Soruya cevap verebilmek için önce savaşı tanımak gerekir. Efesli düşünür Héraclite “Savaş her şeyin babası ve efendisidir, tanrıları ve insanları, özgürleri ve köleleri meydana getirmiştir” derken ne demek istemişti? Savaş nasıl oluyor da tanrıları ve insanları, özgürleri ve köleleri yaratıyor? Anlaşılması gereken konu budur. Héraclite’i anlamak için hayatı okumak gerekir. Héraclite “Her şeyin temeli savaştır” diyerek gayet iyi anlatmıştır aslında….

Doğanın hemen her zerresinde verilen savaşı inkâr etmek için kör olmak lazım! Her canlı, hatta her cansız gelişimini tamamlamak, daha önemlisi hayatta kalabilmenin peşindedir… Bir tohumun gelişip ağaç olana kadar geçirdiği süreç savaştır. Bir otoburun büyürken savaştığı etoburlar, bir etoburun avını korumak için savaştığı kendi hemcinsleri, diğer yırtıcılar, bazen kendi ailesi vardır… Annenin ise koruması gereken yavrusu vardır… Korumak için savaşmak zorundadır.

Barış için savaş mı demek istiyorsunuz?
Bir Samurai üç nedenle silah kullanır: Vatanını korumak, ailesi ve kendisini korumak, onursuz bir hareket olduğunda kendini öldürmek için…

Savaş söz konusuysa eğer, ne için, kim için savaştığın önemli. Canın ve canından fazla sevdiklerin için kendi kanını döken ya da düşmanının kanını aynı saygıyla döken “kahraman”dır. Para, mal, ego, menfaat uğruna öldürenlere ise “katil”denir. Sevdiklerin için canını verebiliyorsan sevmeyi biliyorsun demektir. “Seni seviyorum” sihirli bir cümledir. Ama “seni seviyorum” demekle “sevmek” aynı şey değildir!
Savaş sanatı barış sanatını da içerir. Birçok şiddet ancak savaşla durdurulabilmiştir. Günümüz dünyası buna güzel örnektir. Güçlü devletler bir şeyleri sebep göstererek güçsüz ama zenginlikleri olan devletlere saldırmıyorlar mı? Barışı sağlamak için güç gerekiyor. Savaşamayan milletler tarihten silinmiştir. Ancak savaşı bilen barışı da bilir, tevazu sahibidir, savaş yolunda ilk savaşı kendinle yapar. Önce kendini öldürür…

Nasıl? Bununla ne demek istediniz?

Kibirini, gururunu… beğenmediğin taraflarını öldürmekten bahsediyorum.  Gurur egodan beslenir, öfkeyi doğurur, sana veya karşı tarafa zarar verir. Gurur ve kibir hala sende yaşıyor ise öldürdüğünde niçin ve kimin için öldürdüğünü anlamayıp sadece öldürürsün ve katil olursun. Pişmanlık içinde hasta bir ruh halinde yaşamını sürdürürsün.

Bencillik ve saldırganlıkla baş etmek için savaş sanatlarını mı öğrenmeli?

Bu bir kültür meselesi… Bencillik ve saldırganlığın ilk tohumları çocukken atılır. Aile de bunu yeşertir. “Önce ben”, “benim olmalı”, “ben önde olmalıyım” duygusu çocukken gelişen bir duygudur. “Benim babam senin babanı döver”le başlar. Paylaşmayı öğreten ailelerde daha az görülen bir özelliktir bencillik… “Benim evim daha büyük ve güzel olmalı”, “benim arabam daha yeni ve hızlı olmalı” düşünceleri mülk edinme hırsını tetikler. Yaşamak yerini “yaşamaya çalışmak”a bırakır. Ne kendine ne de ailene vakit ayırabilirsin. Kazanma arzusu ve hırsı ile hiçbir engel tanımadan helal, haram demeden kazanmaya çalışırsın… Kazanır, kazanır, Kazanırsın da… Kazanma arzusu sevgiyi unutturur. Sevgi yerini paraya terk etmiştir. Para ön plana çıkar ve “para hırsı” kişiyi “para hırsızı” yapar. Bir taraftan da malını malı olmayana karşı koruması, saldırılara karşı koruması gerçeği ortaya çıkar.

Genelde para gücü de beraberinde getirdiği için her şey onun lehindedir. Bir yanda bir tepsi baklava çaldıkları için 9’ar yıl hapis cezasına çarptırılan çocuklar, öte yanda beraat ettirilen banka hortumcularının bulunduğu bir dünyada savaşın olmaması mümkün müdür? Savaşı başlatan paylaşmayı bilmeyen bencil taraf değil midir? Yaşadığı kurak toprakları yeşertip cennete çeviren veya doğal bir zenginliği bulunan atalarından kalan toprakları o bölgede yaşayan insanların elinden hile veya zorbalıkla alanlara ne demeli? Sadece sahip olduğu bıçağın keskinliğini anlamak için insan öldüren adına insan diyemeyeceğimiz kişilere direnmek için yapılan mücadeleye savaş diyorsak ve bu kişilerle aynı dünyayı paylaşıyorsak hayatta kalmak için savaş sanatlarını öğrenmenin gerekli olduğu inancındayım.

 Cocuk-Aikido037
Shibumi Dojo’da çocuklar judo çalışıyorlar

Savaş sanatları eğitimini çocuklara öneriyor musunuz?
Bugün dünyayı yönetenler dün çocuktular. Korunma güdüsü tüm canlıların ortak özelliğidir, içsel bir bilgidir. İnsanlar ve bazı hayvanlar bu sanatı geliştirmişlerdir. Yırtıcılar yavrularına avlanmayı, avlar ise yavrularına korunmayı öğretir. Her canlı güdüsel olarak kendini korumak için tedbir alır. Her çocuk bu güdü ile doğar. Çocukları savaş sanatları ile tanıştırmak gerekir. Yarınlar, bugün rahatına kıyabilenlerindir. Tüm dünyada her geçen gün savaş sanatlarının önemi daha iyi anlaşılıyor. Spor otoriteleri, pedagoglar ve doktorlar tarafından ailelere, çocuğun ruhsal ve bedensel gelişimi için önemle tavsiye ediliyor. Savaş sanatları eğitiminde amaç kazanmak veya kaybetmek değildir. Çocuklarımızın fiziksel kapasite ve yeteneklerinin yanı sıra ruhsal ve sosyal  gelişimleridir önemli olan. Bizler çocuğumuzun bedeninin ve aklının orantılı gelişebileceği bir ortam hazırlamalıyız ve bundan da sorumluyuz.

 
3-291x300

Uzak Doğu sporları çocuklara ne kazandırır?

Çocukların birbiri ile olumlu sosyal ilişkiler içine girmesini sağlar. Enerjisini doğru yolda kullanmayı öğretir. Stresten uzak tutar. Sağlıklı bir vücut, dingin bir ruh hali, kendine saygı ve güven kazandırır.

Aldığı “Do” disiplini okuldaki ve hayattaki başarısı arttırır. Aileye ve topluma, sorunların ve sorumluluklarının farkında olan, ahlak sahibi bir fert kazandırır.  Çocuğun mücadele yeteneğini artırır, sorunlardan yılmayıp akıllıca çözmeyi öğretir. Savaş sanatları bir disiplin sanatıdır. Çocuklara ve gençlere yaşlarına uygun eğitim verir.  Sorumluluk duygularını geliştirmesine, bedensel ve ruhsal gelişimini tamamlamasına yardımcı olur. Eylemlerinin getireceği sonuçları görebilmesini öğretir. Başkalarına, çevrelerine özen göstermelerini sağlar. Kendi kendilerini denetleyebilmelerini, düşünerek hareket etmelerini  sağlar. Fiziksel gücü geliştirir ve doğru kullanmayı öğretir.  Öz güvenin güçlenmesini sağlar. Bedensel ve zihinsel enerjiyi bilinçli kullanmayı öğretir. Sürekli ve yoğun yüzleşme yeteneği kazandırır. UNICEF çocuğun ruhsal ve bedensel gelişimini tamamlayan ideal bir spor olarak tanımladığı ”judo”yu dünya çocuklarına armağan etmiştir.    Shibumi Dojo – Moda, Kadıköy

Ahmet Kösoğlu: “Aikido bir müsabaka değildir. Her iki taraf da kazanan taraftır. Kazanılan ise karşımızdakinin kalbidir…”

Japon filmlerini seyrediyorum son günlerde. Narayama Türküsü, Milarépa, Kanzeon… İnsanlık değerleri üst seviyeye ulaşmış, karakter sahibi, egosundan sıyrılmış, bilgiyi kendine rehber edinmiş kişiler o kadar az ki artık! Japon filmlerinde bulunabiliyor sadece… Adalet, onur, vefa, merhamet, dürüstlük, ahlak, nezaket, hoşgörü gibi insanı “insan” yapan değerlerin yerini kurnazlık, şiddet, yüzeysellik, bencillik, kabalık ve acımasızlığın almaya başladığı hallerimizden rahatsızım ben de… Düşünüyor, düşünüyor, düşünüyorum.

Japonlar savaş sanatı ustalarına “Sensei” diyorlar. "Önce doğan" anlamında…
İki kelimeden oluşuyor: Sen: Bir evvelki, öncelik, gidilmesi gereken yer, yön, birinci sıra anlamına geliyor. Sei: Hayat, yaşamak, yaşatmak, kullanmak, doğmak ve temiz. Çok hoşuma gitti bu sözcük… Varılmaya çalışılan yere sizden önce gelen, oraya kadar öğrendiklerini ve deneyimlerini size aktaracak olan bir usta Sensei…
Geçen hafta  – o şaşırtan fırtınalı günde – Moda'daki Dojo'sunda (Shibumi Dojo)  Uzakdoğu sporları eğitmeni  Sensei Ahmet Kösoğlu ile buluştuk. Sohbetimiz çok uzundu, bu söyleşiye hepsini sığdıramam. Ama ara ara yayınlayacağım konuştuklarımızı… Çünkü sanırım daha çok konuşacağız…

Ahmet Hocam, Aikido nasıl bir karşılaşmadır?

Aikido bir müsabaka, karşılaşma değildir. Aikido bir çalışmadır. Her iki taraf da kazanan taraftır. Kazanmak için rakip ve düşman gerekir.  Aikido’da rakip ya da düşman yoktur…  Kazanılan şeyin ne olduğu önemlidir. Yenmeye, ezmeye çalışmak yerine, daha iyi yapma, aklı ve bedeni daha iyi kullanma isteği vardır. Kazandığımız karşımızdakinin kalbidir. Çalışmaya başlarken ve bitirirken tarafların birbirlerine verdiği selamın bir anlamı da "Bedenimi sana teslim ediyorum onu kullan ama bana sağlam teslim et"tir. Çünkü teknik tam olarak uygulandığında siz bildiğiniz düşme, kaçma gibi hareketlerle kendinizi koruyamazsınız, eğer karşınızdaki dikkat etmezse ve de isterse sizi rahatlıkla sakatlar. Başka önemli diğer anlamı ise "Varlığınla beni yükselttiğin için sana minnet duyuyorum". Bir aikido çalışmasında iki taraf da kazanmış ve beraber hayat yolunda biraz daha ilerlemişlerdir.

Her şeyin kazanmak, yenmek, alt etmek olduğu günümüz dünyasında “Aikido mantığı” işe yarar mı?

Bu sorunun cevabını bize hayat verecektir. İnsan daha çok kazanmak için havayı, karayı, denizi, hayvanı, ağacı, barışı ve kendini kirletiyor.  Doğa kimseyle yarışmaz, rakibi yoktur. Bir verene onlarca verir. Kazanan o ve onunla uyumlu olandır.

“Savaş sanatı” diyorsunuz ama?

Öfke ve kin öldürür. Zayıfsak savaşı durduramayız. Güçlü olmak zihnin güçlü olmasıdır. Sakin olabilmek güçtür. Sudaki ay gibi. Su sakinse ayın aksini görebilirsiniz. Savaşırsanız savaş devam eder.  Savaşta kazanan taraf yoktur, her iki taraf da kaybeden taraftır. Eğer bir güç kullanılacaksa bu güç savaşı durdurmak için olmalıdır. Öldürmeden etkisiz hale getirmek olmalıdır hedef. Gerçek savaş kendimizle, endişelerimizle, alışkanlıklarımızla,  korkularımızla, tepkilerimizle olmalıdır. Savaşta bunları yendiğimizde bakarız ki savaşacak hiçbir şey kalmamış dışarıda. Bu savaşı kazandığımızda her şeyin yerli yerinde olduğunu görebiliriz.
Judo ile Jujutsu arasındaki fark nedir?

Jujutsu  savaş sanatıdır, judo spordur. Judo  yokken Jujutsu vardı.  Dr. Jigoro Kano çok olan jujutsu tekniklerinin içinden sentez yapıp judoyu oluşturdu. Az teknikle daha çok çalışıp daha iyi sonuçlar alan Judo sonradan bir spor oldu. Kaidesi ve kuralları olan müsabakası olan bir spor… Jujutsu bir dönem popularitesini yitirmesine rağmen günümüze kadar gelmiştir.

“Jutsu” nasıl dövüşüldüğünü anlatır.  “Do” kaybeden bir düşmana nasıl davranılır ve kaybettiğinizde kendinize nasıl tutunursunuz’u anlatır.  “Do” yaşam tarzı, “Jutsu” dövüş tekniğidir. Sadece Jutsu yeterli olmayabilir. Do’yu bulduğunuzda Jutsu’yu da bulabilirsiniz. Aynı zamanda  nasıl çalışmanız gerektiğini de…  Ne istediğinizi  bulursanız savaş sanatının yolunu da çok açık görürsünüz. Pek çok şeyi daha net anlarsınız. Eğer bunu yaparsanız Jutsu ve Do arasındaki dengeyi de kurabilirsiniz.  Savaş sanatlarının alt yapısının esaslarını anlamazsanız, savaş sanatları hakkında konuşamazsınız.
Judo olimpiyat sporu aynı zamanda….

Dr. Jigoro Kano, modern judonun kurucusudur. Judo-Seiryoku Zenyo (fiziksel ve mantıksal olarak maksimum etki) prensibini benimsemiştir. Öğretisini Eishoji Tapınağı'nda 1882 tarihinden itibaren öğretmeye başlamıştır. Genel anlamda hanedan zamanı okulların farklılaştığı konuları tek öğreti altında yani Judo başlığında birleştirmiştir. 4 Mayıs1938′de ölümünden sonra öğretisi dünyaca kabul edilmiştir. 1964 yılında judo spor dalı olarak olimpiyatlara dahil edilmiştir.

Judo’nun çocuklara faydası nedir?

Unicef judo için “çocukta bedensel ve ruhsal gelişmeyi tamamlayan tek spordur” der. Çocuk judosunda amaç çocuğun fiziksel kapasite ve yeteneklerinin yanı sıra ruhsal ve sosyal olarak da gelişmesini sağlamaktır. Kazanmak veya kaybetmenin ötesindeki şeyleri öğretir. Teknolojinin çocukların zihin ve bedenlerini olumsuz yönde etkilediği,  insanoğlunun bedensel hareketlerinin her geçen gün daha da kısıtlandığı günümüzde, çocuklarımızın fırsat buldukça egzersiz yapması, bedenlerin ilerki yaşlarda daha kuvvetli ve sağlıklı olabilmesini sağlamaktadır. Çocuğun spora ve düzenli egzersizlere, özellikle jimnastik ve yüzme gibi sporlara başlama yaşı 4’tür.  Judo içinse 5-6 yaştır. Her çocuğun günde en az bir saat kadar fiziksel olarak aktif olması gerekmektedir. Bu şekilde, kalp ve damar, hareket, solunum sistemi sorunları, diyabet gibi daha ileri yaşlarda ortaya çıkma olasılığı olan hastalıklara yakalanma riskinin azaltılması mümkündür…

Cocuk judo012

Uzak Doğu sporları kişiye, özellikle çocuklara ne kazandırır?

Çocukların birbiri ile olumlu sosyal ilişkiler içine girmesini sağlar. Enerjisini doğru yolda kullanmayı öğretir. Kendine güveni geliştirir. Çocuğu stresten uzak tutar. Almış olduğu “do” disiplini sayesinde okuldaki ve hayattaki başarısı artar. Uzak Doğu sporları kişiye sağlıklı bir vücut, dingin bir ruh hali, kendine saygı ve güven kazandırır. Aile ve topluma, sorunlarının ve sorumluluklarının farkında olan, ahlak sahibi bir fert kazandırır. Kazandırdığı mücadele yeteneği sayesinde, sorunlar karşısında yılmayıp sorunu akıllıca çözmeyi öğretir. Bir disiplin sporu olan judo  çocuklara ve gençlere yaşlarına uygun anlamda yardımcı olur. Sorumluluk duygularını geliştirir. Çocuğun bedensel ve ruhsal gelişimini tamamlar. Eylemlerinin getireceği sonuçların  bilincine varmasını öğretir. Başkalarına ve çevrelerine özen göstermelerini sağlar. Kendi kendilerini denetleme mekanizmalarını güçlendirir. Fiziksel gücü geliştirir ve doğru kullanmayı öğretir. Yakın çevredeki insanlara karşı saygılı olmayı öğretir. Düşünerek ve denetimli davranışı ön plana çıkarır. Özgüvenin güçlenmesini sağlar. Bedensel ve zihinsel enerjiyi bilinçli kullanmayı öğretir. Sürekli ve yoğun yüzleşme yeteneği kazandırır.

Şiddet yanlısı çocuklara judoyu önermeli o zaman…

Tedavi amaçlı önermeli. Şiddet için kullandığı enerjiyi Dojo'da kendini geliştirmek için kullanacaktır.

Kyu ve Dan ne demektir?

Kyu çıraklık seviyesini, Dan ustalık seviyesini belirler. Kyu büyükten küçüğe, Dan küçükten büyüğe derecelendirilir.

Neye göre?

Kyu, talebenin neleri nasıl öğrenebildiğini belli etmek, anlamak için hoca tarafından yapılmış ara testlerden sonra verilen seviyedir. Talebe hocaya  bunun karşılığında bir ücret  takdim eder. Dojo (yol mekanı)’nun üyelik aidatı kadardır en az. Aidat Dojonun giderleri için, Kyu parası ise hocanın refahı içindir. Hoca refah içindeyse talebesiyle tabii ki daha iyi ilgilenecektir. Hoca talebenin eksiğini daha iyi anlayabilmek ve düzeltebilmek için  imtihan eder.  Dan seviyesine kadar getirince “bundan sonra bu işi öğrenmeye başlayabilirsin artık” der. "Okuryazar oldun, sanatı öğrenebilecek seviyeye geldin". Siyah kuşak öğretinin sonu değil başlangıcıdır. Yani siyah kuşak olunca ilkokulu bitirmiş oluyorsunuz. Kyu ve Dan seviyeleri sadece hoca ile talebe arasındaki ilişkidir. Talebe hocanın gözünde ne seviyede olduğunu bu testlerle anlar. Hoca ise talebenin hangi seviyede olduğunu, neleri tam öğrenip neleri eksik öğrendiğini talebeye daha neler öğretmesi gerektiğini gene bu testler sonucu anlar. Diğer hiçbir kurumu ve insanları bağlamaz bu seviyeler.

Hangi kurum mesela?

Daha yürümeyi bilmezken şimdi benim duvarlarda yan yan nasıl yürüdüğümü, dış ve iç dünyamdaki farkı, sanata başlamadan önceki ve sonraki fiziki değişikliklerimi, olaylar karşısındaki tepkimi, öğretiyi nasıl kullandığımı, özetlersek önceki durumumu ve şimdi geldiğim yeri herhangi bir mercii ölçemez. Sadece benim hocam beni ölçebilir.

Bana bir şey öğreten herkes benim hocamdır. Birçok branşla uğraştığım için tek bir hocam olmadı. Çocukken başlamış olduğum judo sporunu bana sevdiren sevgili hocam  Ahmet Berkol Öktem. O sert mizacını bir çocuk üstünde nasıl kullanıp bana kendini sevdirmiştir hala anlamış değilim. Judo yapamayacak yaşa geldiğimde Aikido’ya başladığım zaman, İhsan Özgün hocamın emeklerinin inkarı nankörlük olur. O dönemde geçirdiği rahatsızlığa rağmen dersleri aksatmayıp benimle çalışmış, bana Aikido’yu sevdirmiştir. Aikido teknikleri kılıçtan çıkmıştır denirdi. Bunu hep merak etmişimdir, bu merak beni bir kılıç ve jujutsu ustası olan Katsuhiko Arai Sensei ile tanıştırdı. 2002’den bu yana kendisiyle beraber gerçek bir savaş sanatı olan Jo jutsu ve kenjutsu çalışmaya başladım. Savaş sanatları üzerindeki sorularım Shinto Muso Ryu Jo Jutsu'dan sonra cevap buldu.Sizin hocanız kim?

07 Jodo Japonya
 Katsuhiko Arai Sensei, NishiokaTsuneo Sensei ile beraber

Shibumi Dojo'da hangi dersler var?
Judo, Aikido, Jujutsu, Kenjutsu, Jojutsu
Karate Japon savaş sanatı değil mi?
Evet o da Japon savaş sanatıdır.
Niye programınızda yok?
Hemen 150 metre ilerimde Hakkı Koşar'ın Karate Salonu var. Çalıştırıcı olarak Ondan daha iyi Karate hocası bulamadım.
Moda işte böyle bir semt… (Gülüşmeler)

Ahmet Kösoğlu Semineri 19 Kasım 2016

sensei

Ahmet Kösoğlu Semineri 19 Kasım 2016 Aikido’nun Temelini Oluşturan Tekniklerin Hemen Hepsi Kılıç Ve Jo Teknikleridir. Bu Nedenle Aikido Çalışan Herkesin Ken Ve Ile Tanışmaları Ve Kenjutsu Çalışması Önemlidir. Jojutsu Ve Kenjutsu’nun Aikido Ile Ilişkisini 19 Kasım 2016 Cumartesi Günü 17:00 – 19:00 Saatleri Arasında Shinto Muso Ryu Jojutsu Öğretisinin Türkiyede’ki Tek Adresi Shibumidojo’daki Seminerde Göreceğiz.Seminer Herkese Açıktır. … Devamını Oku…

KIDS2

Kılıç Kullanan Bir Saldırgana Karşı 1.28 M.Lik Sopa Kullanılan Eşsiz Bir Savunma Sanatıdır. Jojutsu Özellikle Ve Sadece Bu Amaç Için Geliştirilmedi. Gerçek Amaç; Belirli Bir Savaşçıyı Bozguna Uğratmaktı. Bir “Kılıç Aziz”I Tüm Zamanların En Ünlü Ve En Saygın Samurayı Miyamoto Musashi Ve Muso Gonnosuke Nin Efsanevi Düellosu Jojutsu Sanatını Ortaya Çıkardı. Daha Doğrusu “Jojutsu Tarihini … Devamını Oku…

 

 

Uzak Doğu Savaş Sanatları Ve Kültür Derneğimizin Düzenlediği Shinto Muso Ryu Jojutsu Seminerini Katsuhiko Arai Sensei Verecektir.

cropped-jodoseminer2011060-1.jpg

Uzak Doğu Savaş Sanatları Ve Kültür Derneğimizin Düzenlediği Shinto Muso Ryu Jojutsu Seminerini Katsuhiko Arai Sensei Verecektir.18 Eylül’ De Başlayacak Olan Seminer 30 Eylülde Sona Erecektir. Jojutsu, Kenjutsu Haricinde Kusarigama, Jutte, Tanjo, Kodachi Gibi Geleneksel Silahların Kullanılmasına Da Yer Verilecek Seminer Diğer Seminerler Gibi Faydalı Ve Zevkli Geçeceğe Benzer. Seminere Katılmak Isteyeler Aşağıda Yazılı Telefon Ve Mail Adresleri … Devamını Oku…

 

 

 

 

 

 

Jojutsu İle Jodo Arasındaki Fark

Kılıç Kullanan Bir Saldırgana Karşı 1.28 M.Lik Sopa Kullanılan Eşsiz Bir Savunma Sanatıdır. Jojutsu Özellikle Ve Sadece Bu Amaç Için Geliştirilmedi. Gerçek Amaç; Belirli Bir Savaşçıyı Bozguna Uğratmaktı. Bir “Kılıç Aziz”I Tüm Zamanların En Ünlü Ve En Saygın Samurayı Miyamoto Musashi Ve Muso Gonnosuke Nin Efsanevi Düellosu Jojutsu Sanatını Ortaya Çıkardı. Daha Doğrusu “Jojutsu Tarihini … Devamını Oku…

 

 

 

 

Uzak Doğu Savaş Sanatları Ve Kültür Derneği’nin Düzenlediği Shinto Muso Ryu Jojutsu Semineri Için, Katsuhiko Arai Sensei 28 Eylül – 9 Ekim 2015 Tarihleri Arasında Shibumi Dojo’da

jodoseminer2011060

Uzak Doğu Savaş Sanatları Ve Kültür Derneği’nin Düzenlediği Shinto Muso Ryu Jojutsu Semineri Için, Katsuhiko Arai Sensei 28 Eylül – 9 Ekim 2015 Tarihleri Arasında Tekrar Türkiye’de. Shibumi Dojo’da Yapılacak Olan Shinto Muso Ryu Jojutsu Seminerinde; Her Sene Olduğu Gibi Jojutsu Ve Kenjutsu Eğitiminin Yanı Sıra Kusarigama, Jutte, Tanjo, Kodachi, Taijutsu Ve Aikido (Ki) Ile Ilgili De … Devamını Oku…

 

 

 

 

JOJUTSU HAKKINDA

JOJUTSU HAKKINDA Jodo Jo’nun; Yani Tahta Değneğin Yoludur. Çeşitli Silahların (Jo,Ken,Kodachi,Nito,Tanjo,Jutte,Tessen,Kusarigami) Kullanımını Içeren Bu Eski Savaş Sanatı 16.Yy. Sonlarına Doğru Bir Katori Shinto Ryu Ve Jikishinkage Ryu Öğrencisi Olan Muso Gonnosuke (Katsuyoshi) Tarafından Ortaya Çıkarılmıştır. Bu Kişi Hakkında Çok Az Somut Bilgiye Rastlanmaktadır. Birçok Kaynak Onun Jo Teknikleri Buluşunu Dilden Dile Dolaşan Bir Hikayedeki Karşılaşma Ile … Devamını Oku…

 

 

 

 

 

 

Yorum Yapılmamış