Başlık

Autem vel eum iriure dolor in hendrerit in vulputate velit esse molestie consequat, vel illum dolore eu feugiat nulla facilisis at vero eros et dolore feugait

Kategori arşiviYazılar

Ahmet Kösoğlu ile spor ve savaş sanatlarının başlangıcı hakkında bir söyleşi

Sporun açılımını şöyle yapabiliriz; Sistem, Prensip, Otorite, Rekor. Doğadaki her canlı hareket halindedir ancak bu hareketleri sistemli bir şekle sokarsak adına spor diyebiliriz,  Mağara da yaşayan hominoit (insanımsı) avının peşinden koşarken atletizm,  avı avlarken ilkel atıcılık,  avı taşırken dayanıklılık ve avladığını diğerlerinden korumak için savaş sanatları ile ilgilenmiştir, Dünya’nın dörtte üçü su olduğuna göre deniz kenarında yaşayan atalarımız yüzmeyi, Kırsal kesim atletizmi, dağlık kesim dayanıklılığı, hayvanları evcilleşmeyi başarınca biniciliği geliştirmişlerdir. Ve sonra sıra kim daha güçlüye geldi ve yarışmalar başladı. Sistemler oluştu prensipler kondu, otoriteriler eşliğinde rekorlara ulaşıldı. Ve otoriteler sırası ile önce yöre sonra şehir, ülke, Dünya ve olimpiyatları oluşturdu   Spor; Bedensel ve ruhsal Gelişimin yanı sıra, dinlenmek, eğlenmek ve aynı zamanda  evrensel bir barış aracıdır. İnsanları ve Toplumları birbirlerine yaklaştırır, Sosyal bir olay olup insanın sınırlarını zorlayarak insanlığın gelişimine katkıda bulunur, fiziksel ve ruhsal gelişime yapmış olduğu katkı ile insanın  ve insanlığın yaşam kalitesini arttırır. Spor barış olduğu kadar da bir propaganda aracıdır o güne kadar adı duyulmamış bir ülkenin adını bir sporcu Dünyaya duyurur. Günümüzde uluslar arası yarışmalar birer Güç gösterme, güç kanıtlama savaşıdır. Herkese sağlıklı bir beden ve saadet dolu bir yaşam dileklerimle.

Ahmet Kösoğlu

Ahmet Kösoğlu

ahmetAhmet Kösoğlu, 1956 senesinde Rize’de doğdu. 1966 senesinde Kadıköy Halk Eğitimi Merkezi’nde Judo ile spora başladı. Milli formayı yüz defadan fazla giyerek Judo Milli Takımı’nın değişmez elemanı oldu. 1974 Köln judoda 1. DAN aldı, 1984 BURSA judoda 3. DAN aldı, 1989 IJF (Uluslararası Judo Federasyonu) tarafından 5. DAN almaya layık görüldü.1985 senesinde Judo Milli Takım Antrenörlüğü görevine getirildi. Milli takımın başına geçtiği sene, Türkiye ilk kez takım halinde Balkan Şampiyonu oldu. Milli takımla pek çok başarılara imza attı. Aynı yıl en iyi antrenör ve en başarılı milli takımlar antrenörü ödülü aldı. Bir takım sebeplerle ara verdiği Milli Takım Antrenörlüğü görevine, o senenin federasyon başkanının olimpiyat takımını olimpiyatların sonuna kadar hazırlaması isteği üzerine, tekrar geldi. Judo Milli Takımını, Sydney Olimpiyatları’na hazırladı. Türkiye, judo branşında, tarihinde ilk olimpiyat şampiyonluğunu kazandı. ( 3. Kademe judo Antrenör lisansına , 4. Kademe Aikido Antrenör lisansına ve 3.  Kademe Vücut Geliştirme Antrenör lisansına sahiptir. Shinto Muso Ryu Jo Jutsu savaş sanatının Türkiye'deki tek sorumlusudur.

Vücut Geliştirme Milli Takım Antrenörlüğü ( 3. Kademe Vücut Geliştirme Antrenör lisansına sahiptir.)

Sporda güç ve kondisyonun önemini anlayan bir sporcu olarak o zamanlar Türkiye'de eksikliği hissedilen güç ve kondisyonun üzerinde durdu. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur ilkesi hareket ederek, Kadıköy'de Herkül spor salonundan sonra ikinci vücut geliştirme salonunu açtı. Yaklaşık 20 sene boyunca kendisine ait spor salonunda pek çok milli sporcu yetiştirdi.
Türkiye'nin, katıldığı uluslararası vücut geliştirme müsabakalarının pek çoğundan madalya ile dönmesinde büyük katkısı vardır. 1992 senesinde Vücut Geliştirme Milli Takım Antrenörlüğü görevini üstlendi. Vücut Geliştirme Milli Takımı bir puanla Dünya şampiyonluğunu kaçırdı ve takım halinde Dünya ikincisi oldu. Vücut Geliştirme Federasyonu’nun kurucularındandır. İlk antrenör ve ilk hakemlerdendir.

Aikido (Siyah Kuşak 6. DAN ve ( 4. Kademe Aikido Antrenör lisansına sahiptir.)

Uzak Doğu savaş sanatlarına olan ilgisi sebebiyle belirli zaman aralıklarıyla, Karate Do, Taek Wan Do, Jujutsu gibi sanatları çalışma ve tanıma fırsatı oldu. 1990 senesinde başladığı Aikido çalışmalarına halen devam etmektedir. Aikido’ya başlamasına ve devam etmesine İhsan Özgün hocasının büyük katkıları olmuştur. Uzun süre beraber çalışmışlardır.

Aikido Federasyonu’nun kurucularındandır. Pek çok antrenörlük kursu ve gelişim seminerlerinde eğitmenlik yapmıştır. Aikido’nun kurucusu olan O’Sensei Morihei UESHIBA ile en çok beraber kalan hoca olarak kabul edilen Morihiro SAITO Sensei ve oğlu Hitohiro SAITO Sensei ile Japonya’da çalışma imkanı yakalamış ender aikidoculardandır.

Aikidonun; Kılıç, Jo vb.tekniklerinden çıktığını idrak etmiş, bu idrak ile arayış içine girip Jo ve Ken tekniklerini öğrenmek için gerek Japonya’ya giderek gerekse şu an Avustralya da yaşayan hocasını Türkiye’de ağırlayıp Kenjutsu , Jojutsu ,Tanjojutsu, Tantojutsu vb. silahlarla beraber Taijutsu  (silahsız savaşma sanatı) çalışıp Aikido tekniklerinin çıkış sebepleri ve tekniklerin orijinal hallerini öğrenmiştir…

Sho-mokuroku

Shinto Muso Ryu Jo Jutsu Türkiye Sorumlusu Ahmet Kösoğlu Katsuhiko Arai Sensei den(Siyah Kuşak 4. DAN) Sho Mokuroku diplomasını alırken (1.öğretim lisansı … Gizli teknikleri öğrenmeye hak kazanma belgesi )  

SarinMazisi 600 seneye dayanan ve sondan bir evvelki durak diye adlandırılan Shintu Muso Ryu Jojutsu ve Shinto Ryu Kenjutsu branşını Türkiye’de başlatmıştır ve Shinto Muso Ryu Jojutsu Türkiye temsilcisidir.

Jojutsu’nun yaşayan efsanesi olarak bilinen Nishioka Tsuneo sensei ile beraber çalışma şansını yakalamış ve Shinto Muso Ryu Jojutsu deshi (gerçek izdeş) sertifikasını kendisinden almıştır. Nishioka Tsuneo Sensei nin En eski öğrencisi olan Katsuhiko Arai Sensei önderliğinde halen Shinto Muso Ryu Jo Jutsu çalışmalarını sürdürmektedir. Şu anda bilgi ve birikimlerini Kadıköy Moda’daki dojosunda öğrencileri ile paylaşıyor. Türkiye'deki Jo Jutsu DAN sahiplerini görmek için tıklayın

Judo (Siyah Kuşak 5. DAN.  ( 3.Kademe antrenör.)

Kazandığı Ödüller

İSTANBUL 1971 İSTANBUL ŞAMPİYONASI 70 Kg 1.
MERSİN 1973 TÜRKİYE ŞAMPİYONASI 80 Kg 3.
İSTABUL 1974 İSTANBUL ŞAMPİYONASI 80 Kg 1.
ANKARA 1975 TÜRKİYE JUDO LİGİ ŞAMPİYONASI FİNALİ 80 Kg 1.
KİEV 1976 AVRUPA JUDO ŞAMPİYONASI TAKIM 4.
  1976 BÖLGE JUDO ŞAMPİYONASI 95 Kg 1.
İZMİR 1977 TÜRKİYE ŞAMPİYONASI 86 Kg 1.
K.MARAŞ 1977 KURTULUŞ JUDO ŞENLİKLERİ 78 Kg 1.
ANKARA 1978 BEDEN TERBİYESİ GENEL MÜDÜRLÜK KUPASI 86 Kg 1.
  1978 TÜRKİYE ŞAMPİYONASI 86 Kg 2.
  1978 SİLAHLI KUVVETLER JUDO ŞAMPİYONASI 95 Kg 1.
İSTANBUL 1978 İSTANBUL ŞAMPİYONASI 86 Kg 1.
İZMİR 1979 TÜRKİYE JUDO BİRİNCİLİĞİ 86 Kg 2.
İSTANBUL 1979 ULUSLARARASI BARIŞ TURNUVASI 86 Kg 1.
  1979 GENEL MÜDÜRLÜK JUDO ŞAMPİYONASI 95 Kg 1.
İSTANBUL 1980 TÜRKİYE KURUMLAR VE KULÜPLER ŞAMPİYONASI 86 Kg 1.
İSTANBUL 1980 TÜRKİYE ŞAMPİYONASI 95 Kg 2.
KOCAELİ 1980 KURUMLAR KULÜPLER VE ASKERİ GÜÇLER JUDO ŞAMP. 95 Kg 1.
ANTALYA 1980 ANTALYA JUDO ŞAMPİYONASI 95 Kg 2.
ANKARA 1981 TÜRKİYE ŞAMPİYONASI 86 Kg 3.
ANKARA 1981 TÜRKİYE JUDO BİRİNCİLİĞİ AÇIK 3.
  1981 100. YIL ŞENLİKLERİ AÇIK 2.
İSTANBUL 1981 ZAFER KUPASI 86 Kg 1.
ANKARA 1982 GENEL MÜDÜRLÜK JUDO ŞAMPİYONASI 86 Kg 2.
ANKARA 1982 ANKARA JUDO ŞAMPİYONASI AÇIK 3.
DENİZLİ 1982 TAKIMLAR ŞAMPİYONASI TAKIM 1.
DENİZLİ 1982 TÜRKİYE KURUMLAR VE KULÜPLER ŞAMPİYONASI 95 Kg 2.
ÇANKIRI 1983 TÜRKİYE ŞAMPİYONASI 95 Kg 1.
  1983 CASABLANCA AKDENİZ OLİMPİYAT OYUNLARI 95 Kg 4.
ESKİŞEHİR 1983 TÜRKİYE KURUMLAR VE KULÜPLER ŞAMPİYONASI 95 Kg 2.
KOCAELİ 1984 KOCAELİ JUDO ŞAMPİYONASI 95 Kg 2.
İSTANBUL 1984 VALİLİK KUPASI 86 Kg 1.
  1985 GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUPASI 86 Kg 1.
İSTANBUL 1986 FEDERASYONUN KURULUŞUNUN 20. YILI ŞENLİKLERİ 95 Kg 2.

Budo Pedagojik Çocuk Judosu

    Budo pedagojik çocuk judosunda amacın kazanmak veya kaybetmek olması değil,  çocuğun fiziksel kapasite ve yetenekleri yanı sıra ruhsal ve sosyal olarak da geliştirilmesidir. Tüm dünyada her geçen gün önemi daha da anlaşılan judo; spor otoriteleri, pedagoglar ve doktorlar tarafından ailelere, çocuğun ruhsal ve bedensel gelişimi için önemle tavsiye edilmektedir. 

Biz çocuğumuzun bedeninin ve aklının orantılı gelişebileceği bir ortam hazırlamalıyız ve bundan da sorumluyuz..

 ''Ağaç yaş iken eğilir'' atasözümüzün günümüzde değeri daha çok anlaşılıyor. Teknolojinin çocukların zihin ve bedenlerinin olumsuz yönde etkilediği,  insanoğlunun bedensel hareketlerinin her geçen gün daha da kısıtlandığı günümüzde, çocuklarımızın fırsat buldukça egzersiz yapması, bedenlerin ilerki yaşlarda daha kuvvetli ve sağlıklı olabilmesini sağlamaktadır. Çocuğun spora ve düzenli egzersizlere, özellikle jimnastik ve yüzme gibi sporlara en erken başlama yaşı 4 yaş civarıdır. Judo ise 5-6 yaştır. Her çocuğun günde en az bir saat kadar fiziksel olarak aktif olması gerekmektedir. Bu şekilde, kalp ve damar, hareket, solunum sistemi sorunları ile diyabet gibi daha ileri yaşlarda ortaya çıkma olasılığı olan hastalıklara yakalanma riskinin azaltılması mümkündür…

Unicef çocuğun ruhsal ve bedensel gelişimini tamamlayan ideal bir spor olarak tanımladığı ''judo''yu dünya çocuklarına armağan etmiştir.dunya

Çocuğa bırakılacak en büyük miras eğitimdir. Bugün dünyayı yönetenler dün çocuktular.

Uzak Doğu sporları genel olarak kişiye, aileye, özel olarak da çocuklara ne kazandırır?

Çocukların birbiri ile olumlu sosyal ilişkiler içine girmesini sağlar.

Enerjisini doğru yolda kullanmayı öğretir.

Kendine güveni geliştirir.

Çocuğu stresten uzak tutar.

Almış olduğu "do" disiplini sayesinde okuldaki ve hayattaki başarısı artar.

Uzak Doğu sporları kişiye sağlıklı bir vücut, dingin bir ruh hali, kendine saygı ve güven kazandırır.

Aile ve topluma, sorunlarının ve sorumluluklarının farkında olan, ahlak sahibi bir fert kazandırır.

Kazandırdığı mücadele yeteneği sayesinde, sorunlar karşısında yılmayıp sorunu akıllıca çözmeyi öğretir

Bir disiplin sporu olan JUDO çocuklara ve gençlere yaşlarına uygun anlamda yardımcı olur.

Sorumluluk duygularını geliştirir.

Çocuğun bedensel ve ruhsal gelişimini tamamlar

Eylemlerinin getireceği sonuçların  bilincine varmalarını öğretir.

Başkalarına ve çevrelerine özen göstermelerini sağlar.

Kendi kendilerini denetleme mekanizmalarını güçlendirir.

Fiziksel gücü geliştirir ve doğru kullanmayı öğretir.

Yakın çevredeki insanlara karşı saygılı olmayı öğretir.

Düşünerek ve denetimli davranışı ön plana çıkarır.

Özgüvenin güçlenmesini sağlar.

Bedensel ve zihinsel enerjiyi bilinçli kullanmayı öğretir.

Sürekli ve yoğun yüzleşme yeteneği kazandırır.

Sık Sorulanlar

Uzak Doğu sporları deyince akla biraz sertlik, şiddet geliyor. Gerçekten böyle mi?

jodo japonya027

ŞİDDETİ ÖNLEMEDE BİR TERAPİ YÖNTEMİ OLARAK

Savaş sanatları tam olarak anlaşıldığında iki insan arasında bir yenişme, alt etmek, kendi üstünlüğünü kanıtlamak
karşısındakine zarar vermek yönteminden çok daha farklı ve başka bir şey olduğu anlaşılır. Savaş sanatları tam
uygulandığında kişiyi zihinsel dinginliğe, ruhsal bütünlüğe ve kendine güvene ulaştıran ruhsal bir yoldur… Savaş sanatlarının
amacı kişiliği geliştirmektir… Kişinin kendini öfkeden, yanılsamalardan ve sahte isteklerden arındırmasıdır. Sağlıklı bir
beden ve dingin bir ruha sahip olmak için önce bedenimize ve ruhumuza özen göstermemiz ve onları tanımamız
gerekir. Savaş sanatları bize kendimizi tanıma imkanı sağlar ve bu sanatlarda ustalaşmak ise bedenimiz, zihnimiz ve aklımızı
doğru şekilde kullanmayı öğretir bize. Savaş sanatları bedensel ve ruhsal gelişimi tamamlar. Bedeniniz doğru bir şekilde
çalışmayı öğrendikçe yaşam gücünüz de artacaktır. Varolmaya çalışmak yerine yaşamaktan zevk almaya başlayacaksınız. Ruh ve bedenen sağlıklı bir birey şiddete gerek duymaz ,

Saldırganlığı özendirmiyor mu bu spor dalları? 

Hemen her canlıda kendini koruma güdüsü vardır,ve bunu kendine ve de başkalarına ispatlama arzusu. Bu duyguyu ve
güdüyü en emin yoldan ve zarar görmeden ancak Dojo ortamında tatmin edebilir.Korkan insanın genelde iki seçeneği vardır; ya
saldırır, ya da kaçar, Hayvanlarda da durum böyledir. İnsan ne yapacağını , nasıl davranacağını bilemediği zaman şuursuz
davranır ve ilkel yöntemlere başvurur, kaba ve saldırgan olur. Korkularını tanıyıp üstesinden gelen ve korkunun doğurduğu
öfkeyi bilen insan bunları bünyesinden dışarı atar. Boşalan bu boşluğa da sevgi dolar. Dojo'nun bireyi şiddeti Dojo 'da bırakmıştır.
Savaş sanatları, sağlıklı olmaya yönelik bir form tutma antrenmanı ve yaşam biçimi olarak insan organizması üzerinde çeşitli
olumlu etkileri vardır. Burada formda olmakla kasdedilen, yaşam içinde bedensel, ruhsal ve toplumsal anlamlarda
karşılaştığımız çok yönlü zorlanmalarla başa çıkma yeterliliğidir. Bu çalışmalarla amaçlanan  sağlıklı olma durumudur: "
Kişinin kendisini bedensel, ruhsal ve toplumsal anlamda iyi hissetmesi durumudur." Savaş sanatları psikolojisi, kişinin kendi
içinde ve başkalarına karşı duyduğu güvenin pekişmesini ve ayrıca dayanıklılık ve sürekliliğin gelişmesini kolaylaştırır.
Savaş sanatları, konsantrasyon için, iç huzursuzluğun ve gerginliğin denetimi için tekniklerin öğrenilmesini sağlarken insanın
kendi kişiliğinin bağımsızlığını kavramasının yollarını gösterir. Örneğin; düşmek, kişiyi kendi korkularıyla başa çıkmada
yoğun ve başarılı bir biçimde eğitirken, aynı zamanda özgüveni de büyük ölçüde güçlendirir. Düşme çalışmalarının antrenman
dinamiği içinde sürekli bir yeri vardır ve kişinin (sözcüğün hem gerçek hem simgesel anlamıyla) "yeniden ayağa kalkma" ve "bilinçle düşme"  yeteneğini geliştirir ve bunu giderek daha fazla yaşamın diğer  alanlarına aktarmayı öğretir. Yaşamda da insan düşer, kalkar yine düşer, yine kalkar…

Çocuklar için önerilebilir mi Uzakdoğu sporları? Yurt dışında durum nedir?

Çocuğun ruhsal ve fiziksel gelişimini tamamlamada en etkili sporun judo olduğu söylenir. Yurt dışında, Fransa'da judo en ön sıralarda yer alır, keza İngiltere'de de durum aynıdır. Almanya'da ise suça eğilimli çocuklar, suç işlemiş çocuklar ve problemli çocukların tekrar topluma kazandırılması için Pro-Judo e.V Option Sportive Program adı altında Adalet Bakanlığı, yerel belediyeler ve maddi destek sağlayan diğer kuruluşlarla beraber ortak ve verimli bir proje başlatmışlardır. Amaç suç işlemeden önlem almak!. Önceden alınan önlem sonradan telafisi mümkün olmayan olayları engeller. Hapiste veya islah evinde harcayacakları parayı suç işlememek için eğiterek eğitime harcayıp ortaya kapkaççı bir toplum çıkarmamak. Problemli kişilerin ve grupların topluma uyumunu sağlamak için bu başarılı çalışma Almanya'da uygulanmaktadır. Geniş bilgi için adres ve faaliyeti destekleyen kurumlar listesi aşağıdadır.
Der Pro Judo e.V.  ve Langenhagen Polisinin, ortak çalıştığı konular ‘Şiddete Karşı SPOR konuları taktir edilmekte ve her  vesileyle ödüllendirilmektedir. Pro Judo, gençlerin cezalandırılarak yönlendirilmesi ve eğitilmesine karşı çıkmakta, gençleri bilhassa suçlu durumdayken, daha çok yardım ve sporla yönlendirme konularına önem vermektedir.Osman Yanar Roggenkamp 8 30851  Langenhagen, Almanya Pro_Judo@hotmail.com

 

 

 

 

       Langenhagen Şehir Kuruluşları: Polis, okullar, çocukları korumak için kurulmuş kurumlar  (Jugendpflege, Präventionsrat) Universität Hannover, Fachhohschule

 Aşağı Saksonya Spor Teşkilatı (LSB Niedersachsen)

 DJB ve NJV (bölge ve eyalet judo federasyonları)

 Lions-Club (bölgesel özel kuruluş)

Wolfswagan Firması

Kaç yaşında başlanabilir? Kaç yaşa kadar devam edilebilir?

Savaş sanatları, ciddiyetle uygulanması koşuluyla, her cins ve yaş gurubundan insanlar için  form tutmanın ve sporun her düzeyinde rahatlatıcı, eğlendirici ve tehlikesiz bir etkinliktir. Çocuklarda altı yaş gurubu savaş sanatlarına başlamak için normal bir yaştır. Büyüklerde ise savaş sanatlarına başlamak için yetmiş yaş pek de geç sayılmaz…Tabi ki "judo" gibi müsabaka sporlarına erken yaşta başlamanın avantajı büyüktür. Savaş sanatlarında herkes kendi yaş ve fizik durumuna göre bir yol seçebilir. Örneğin Jojutsu bay, bayan her yaş gurubunun rahatlıkla yapabileceği bir savaş sanatıdır. İnsan ayakta durup yürüyebildiği süre savaş sanatlarıyla fiziksel olarak ilgilenebilir,yaş ile sınırlı değildir.

judo-cocuk

Salonunuzda şu anda düzenli spor yapmakta olan çocukların yaş grubu ve sayısı nedir?

Altı ila oniki yaş gurubu, on veya onbeş kişi arasında, sayı değişir. Çok kalabalık olduğunda ise kontrol elden çıkar .Amaç
 eğitimse bir hoca da en fazla o kadar kişiyle ilgilenebilir.

 Bir çocuğu eğitime alırken hangi özellikleri taşımasına dikkat ediyorsunuz?

Çocuğun yaşından çok verileni algılaması önemli, bazen dört yaşında fakat çok uyumlu çocukla çalışılır ve çocuk, hareketlere, oyunlara ve arkadaşlarına mükemmel bir uyum sağlar, bazen de tam tersi olur, sekiz  – dokuz yaşında olup hiçbir aktiviteye uyum sağlayamayanlar olur. Çocuklar  bu sporlara anne, baba veya çevrenin ya da filmlerin etkisiyle başlar, sonra da severse devam eder. Bu eğitimlere mani herhangi önemli bir sağlık problemi yoksa çocuklarda seçme hakkı çocuklarındır. Hepsi bizim çocuğumuz hangisine hayır diyebilirsiniz? Bu durum büyüklerde faklıdır ,talebe adayı farkında olmadan elemeden geçer, hal ve tavrı, birkaç hareketi, soruları kendini anlatır. Kabul edilip edilmediği kibar bir dille kendisine belli edilir. Geleneksel savaş sanatlarında referansla talebe alınır. Dojo farklı bir mekandır, (savaş sanatlarının calışıldığı mekan) hocanın gözünden kaçanlar Dojo'nun gözünden kaçmaz, uyum sağlayamayanlar Dojo'dan ayrılmak zorunda kalır ..

Uzak Doğu sporları genel olarak kişiye, aileye, özel olarak da çocuklara ne kazandırır?

– Uzak Doğu sporları kişiye sağlıklı bir vücut dingin bir ruh hali kendine saygı ve güven kazandırır. (Kendine saygısı
 olmayanın  başkasına da saygısı olmaz ).
– Aile ve topluma, sorunlarının ve sorumluluklarının farkında olan ahlak sahibi bir fert kazandırır.
– Kazandırdığı mücadele yeteneği sayesinde ,sorunlar karşısında yılmayıp sorunu akıllıca çözmeyi öğretir.
– Bir disiplin sporu olan JUDO çocuklara ve gençlere yaşlarına uygun anlamda yardımcı olur.
– Sorumluluk duygularını geliştirir.

– Eylemlerinin getireceği sonuçların  bilincine varmalarını öğretir.

– Başkalarına ve çevrelerine özen göstermelerini sağlar.
– Kendi kendilerini denetleme mekanizmalarını güçlendirir.
– Var olan fiziksel gücü doğru kullanmayı öğretir .
– Düşünerek ve denetimli davranışı ön plana çıkarır.
– Özgüvenin güçlenmesini sağlar.
– Yakın çevredeki insanlara karşı saygılı olmayı öğretir.
– Kendine değer verme duygusunu geliştirir.
– Bedensel ve zihinsel enerjiyi bilinçli kullanmayı öğretir.
– Sürekli ve yoğun yüzleşme yeteneği kazandırır.

Bir çocuk ve bir yetişkin için bu sporların maliyeti nedir?

 -Maliyet açısından ise sadece gi denilen (çalışmalarda giyilen bir elbise) fiyatı 125 – 150.TL. Bir de çalıştığı Dojo'nun
 idamesi için katkı payı (aidat). Aidat Dojo giderlerine göre değişir ortalama 200.00 TL. ile 500.00 TL.civarındadır

info@shibumidojo.com

Shibumidojo © 2009

Uzak Doğu Savaş Sanatları ve Kültür Derneğimizin düzenlediği Shinto Muso Ryu Jojutsu seminerini Katsuhiko Arai Sensei verecektir.

SakanUzak Doğu Savaş Sanatları ve Kültür Derneğimizin düzenlediği Shinto Muso Ryu Jojutsu seminerini Katsuhiko Arai Sensei verecektir.18 Eylül’ de başlayacak olan seminer 30 Eylülde sona erecektir. Jojutsu, Kenjutsu haricinde Kusarigama, Jutte, Tanjo, Kodachi gibi geleneksel silahların kullanılmasına da yer verilecek seminer diğer seminerler gibi faydalı ve zevkli geçeceğe benzer.

Seminere katılmak isteyeler aşağıda yazılı telefon ve mail adresleri ile iletişime geçebilir.