Ahmet Kösoğlu ile spor ve savaş sanatlarının başlangıcı hakkında bir söyleşi

Sporun açılımını şöyle yapabiliriz; Sistem, Prensip, Otorite, Rekor. Doğadaki her canlı hareket halindedir ancak bu hareketleri sistemli bir şekle sokarsak adına spor diyebiliriz,  Mağara da yaşayan hominoit (insanımsı) avının peşinden koşarken atletizm,  avı avlarken ilkel atıcılık,  avı taşırken dayanıklılık ve avladığını diğerlerinden korumak için savaş sanatları ile ilgilenmiştir, Dünya’nın dörtte üçü su olduğuna göre deniz kenarında yaşayan atalarımız yüzmeyi, Kırsal kesim atletizmi, dağlık kesim dayanıklılığı, hayvanları evcilleşmeyi başarınca biniciliği geliştirmişlerdir. Ve sonra sıra kim daha güçlüye geldi ve yarışmalar başladı. Sistemler oluştu prensipler kondu, otoriteriler eşliğinde rekorlara ulaşıldı. Ve otoriteler sırası ile önce yöre sonra şehir, ülke, Dünya ve olimpiyatları oluşturdu   Spor; Bedensel ve ruhsal Gelişimin yanı sıra, dinlenmek, eğlenmek ve aynı zamanda  evrensel bir barış aracıdır. İnsanları ve Toplumları birbirlerine yaklaştırır, Sosyal bir olay olup insanın sınırlarını zorlayarak insanlığın gelişimine katkıda bulunur, fiziksel ve ruhsal gelişime yapmış olduğu katkı ile insanın  ve insanlığın yaşam kalitesini arttırır. Spor barış olduğu kadar da bir propaganda aracıdır o güne kadar adı duyulmamış bir ülkenin adını bir sporcu Dünyaya duyurur. Günümüzde uluslar arası yarışmalar birer Güç gösterme, güç kanıtlama savaşıdır. Herkese sağlıklı bir beden ve saadet dolu bir yaşam dileklerimle. Ahmet Kösoğlu

Budo Pedagojik Çocuk Judosu
Yazılar / 02/11/2016

    Budo pedagojik çocuk judosunda amacın kazanmak veya kaybetmek olması değil,  çocuğun fiziksel kapasite ve yetenekleri yanı sıra ruhsal ve sosyal olarak da geliştirilmesidir. Tüm dünyada her geçen gün önemi daha da anlaşılan judo; spor otoriteleri, pedagoglar ve doktorlar tarafından ailelere, çocuğun ruhsal ve bedensel gelişimi için önemle tavsiye edilmektedir.  Biz çocuğumuzun bedeninin ve aklının orantılı gelişebileceği bir ortam hazırlamalıyız ve bundan da sorumluyuz..  ''Ağaç yaş iken eğilir'' atasözümüzün günümüzde değeri daha çok anlaşılıyor. Teknolojinin çocukların zihin ve bedenlerinin olumsuz yönde etkilediği,  insanoğlunun bedensel hareketlerinin her geçen gün daha da kısıtlandığı günümüzde, çocuklarımızın fırsat buldukça egzersiz yapması, bedenlerin ilerki yaşlarda daha kuvvetli ve sağlıklı olabilmesini sağlamaktadır. Çocuğun spora ve düzenli egzersizlere, özellikle jimnastik ve yüzme gibi sporlara en erken başlama yaşı 4 yaş civarıdır. Judo ise 5-6 yaştır. Her çocuğun günde en az bir saat kadar fiziksel olarak aktif olması gerekmektedir. Bu şekilde, kalp ve damar, hareket, solunum sistemi sorunları ile diyabet gibi daha ileri yaşlarda ortaya çıkma olasılığı olan hastalıklara yakalanma riskinin azaltılması mümkündür… Unicef çocuğun ruhsal ve bedensel gelişimini tamamlayan ideal bir spor olarak tanımladığı ''judo''yu dünya çocuklarına armağan etmiştir. Çocuğa bırakılacak en büyük miras eğitimdir. Bugün dünyayı yönetenler dün çocuktular. Uzak Doğu sporları genel olarak kişiye, aileye, özel olarak da…